Abdullah Işıklar

Abdullah Işıklar

porfabdullahisiklar@gmail.com

Hollanda: Düzenin, çeşitliliğin ve sessizliğin gücü!

31 Temmuz 2026 Cuma 14:42

Yaklaşık bir haftadır Hollanda’nın farklı bölgelerinde dolaşıyorum. Her gün başka bir semtin ritmini dinliyor, akşamları burada yaşayan Türklerle hem Hollanda’yı hem Türkiye’yi konuşuyorum. Bu kısa süre bile, ülkenin sosyolojik yapısının ne kadar kendine özgü olduğunu anlamaya yetti. Hollanda; çeşitliliğin çatışmaya dönüşmediği, devlet gücünün görünmez ama her an hissedildiği, güvenliğin kültür hâline geldiği, alım gücünün toplumsal huzuru beslediği bir model sunuyor.

Hollanda’nın sokaklarında dolaşırken ilk fark edilen şey, çoklu kimliklerin sessiz uyumu. Uzak Asya’dan, Orta Doğu’dan, Afrika’dan, Güney Asya’dan gelen topluluklar aynı parkta, aynı tramvayda, aynı sokakta yan yana. Bu uyum, rastlantı değil; güçlü bir kurumsal çerçevenin, kültürel hoşgörünün ve güvenli kamusal alanların ortak ürünü. İnsanlar kendi inançlarını, kendi yaşam tarzlarını özgürce sürdürüyor; kimse kendisini öteki gibi hissetmiyor. Toplumsal gerilim düşük, gündelik hayat akışkan.

Devlet burada yüksek sesle konuşmuyor ama her yerde hissediliyor. Yolların kalitesi, kaldırım taşlarının özeni, mimari estetiğin standart hâline gelmesi, tarım ve hayvancılıkta dünya liderliği, gemicilik ve lojistikte küresel üstünlük… Bunların hepsi, devlet kapasitesinin günlük hayata yansıması. Hollanda’da devlet, bireyin üzerine çöken bir otorite değil; düzeni kuran, hayatı kolaylaştıran bir altyapı gücü.

Güvenlik ise bu toplumun en görünmez ama en güçlü damarlarından biri. Sokaklarda polis görmemek, güvenliğin olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, güvenlik o kadar içselleşmiş ki polisin görünürlüğüne ihtiyaç yok. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar devasa parklarda rahatça dolaşıyor. Gece sokaklarında tedirginlik yok. Kamusal alan temiz, öngörülebilir ve sakin.

Sosyal devlet anlayışı, Avrupa’nın en güçlü örneklerinden biri. Hiç kimse aç kalmıyor, kimse dışarıda bırakılmıyor. Gelir düzeyine göre destekler veriliyor, sağlık sistemi erişilebilir, sosyal yardımlar utandırıcı değil. Bu nedenle toplumda derin yoksulluk görünürlüğü çok düşük. Devlet, bireyin arkasında duran bir güvenlik ağı sunuyor.

Ekonomik gerçeklik ise Türkiye ile kıyaslandığında çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor. Market fiyatları Türkiye ile aynı ya da daha uygun. Et ve süt ürünleri hem ucuz hem yüksek kaliteli. Türkiye’de pahalıya satılan spor markaları burada neredeyse yarı fiyatına. Aynı maaşı alan bir Hollandalı, Bursa’da yaşayan bir vatandaşa göre çoğu ürünü 1 ila 1,5 kat daha ucuza alıyor. Araba ve teknoloji fiyatlarını da eklediğimizde alım gücü makası Hollandalıların lehine açılıyor.

Kent estetiği ise bu sosyolojik yapının görünür yüzü. Modern binalar, tarihi dokunun korunması, geniş yeşil alanlar, bisiklet yollarının bütüncül planı, kaldırım taşlarının bile standart kalitede olması… Bu düzen, toplumsal huzuru artıran görünmez bir psikolojik etki yaratıyor. İnsan, yaşadığı yerin düzeniyle birlikte sakinleşiyor.

Sonuç olarak, Hollanda’nın sosyolojik başarısı üç kelimede özetlenebilir: düzen, çeşitlilik, güvenlik. Bu üçü bir araya geldiğinde toplumsal gerilim azalıyor, devlet kapasitesi görünür hâle geliyor, insanlar kendilerini güvende hissediyor, ekonomik refah günlük hayata yansıyor. Hollandalıların Türkiye’den kıskanacağı tek şey ise Akdeniz’in sıcak denizi ve güneşin cömertliği olabilir. Şimdilik başka bir şey göremedim.

 

------

"Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve politikhaber.com.tr'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir."

Abdullah Işıklar Hakkında

Prof. Dr. Abdullah lşıklar

Selçuk Üniversitesi, Psikololik Danışmanlik Bölümünden 1998 lisans, 2002 yüksek lisans ve 2007 doktoradan mezun olmuştur. 2013 yılında doçent, 2018 yılında aynı alanda profesör olmuştur. Aile danışmanlığı, ergenlik dönemi, kariyer gelişimi ve eğitim psikolojisi başlica çalışma alanlarını oluşturmaktadır. Farklı STK’larda görevleri bulunmaktadir. İki erkek bir kız olmak üzere üç çocuk sahibidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI TÜM YAZILAR

Distopya 13 Temmuz 2026 Pazartesi
Karamsarlık ve kopamama! 29 Haziran 2026 Pazartesi
Özgürlük 07 Mayıs 2026 Perşembe
Niçin kimse bizi sevmedi? 04 Nisan 2026 Cumartesi
Sessiz Kahramanlar 01 Nisan 2026 Çarşamba
150 Dostluk ve Otantik Benlik 30 Mart 2026 Pazartesi
Gölgenin Yansıması 19 Kasım 2025 Çarşamba
Hayatın akışı! 30 Eylül 2024 Pazartesi