Eserleri dünya çapında bilinen Bursalı ressam Harun Arı ve öğrencilerinin, Bursa- İstanbul arasındaki yolculuk hatıralarını renklerle anlattığı sergi, 5–15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fetih Müzesi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Sanatın, hatıralarla birleştiğinde nasıl bir iç yolculuğa dönüştüğünü anlatan özel bir sergi, Mayıs ayında sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Bursalı ressam Harun Arı ve öğrencilerinin eserlerinden oluşan “İki Şehrin Işığında: Bursa’dan İstanbul’a Resim Sergisi”, 5–15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fetih Müzesi’nde kapılarını açacak.
İki şehir arasında bir ruh hâli
Sergi, sıradan bir resim buluşmasının ötesinde; Yalova, İstanbul ve Bursa üçgeninde geçen yılların biriktirdiği duyguların, gözlemlerin ve içsel dönüşümlerin tuvale yansıması niteliğinde. Harun Arı’nın öncülüğünde hazırlanan eserler, özellikle Yalova’dan sabahın erken saatlerinde kalkan vapur yolculuklarının hafızalarda bıraktığı izleri merkeze alıyor.
.jpg)
Sanatçı Harun Arı, serginin çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor:
“Her şey sabahın ilk ışığında denize değen bir hayal gibi başlardı… Şehir henüz uyanmamışken, martıların sesine karışan umutlarla vapura binerdik.”
Bu sözler, serginin yalnızca görsel değil, aynı zamanda duyusal bir anlatı sunduğunu da ortaya koyuyor. İzleyici, tablolar aracılığıyla sadece bir manzarayı değil; sabah serinliğini, deniz kokusunu ve içe işleyen o sessiz umudu da hissediyor.
İstanbul’un kalabalığında kendini aramak
Serginin önemli duraklarından biri de İstanbul. Ancak bu İstanbul, kartpostallardaki ihtişamdan çok daha fazlasını barındırıyor. Arı ve öğrencilerinin fırçasında İstanbul; hızın, kalabalığın ve arayışın şehri olarak karşımıza çıkıyor.

Sanatçının ifadesiyle:
“İstanbul’a vardığımızda, zaman biraz daha hızlı, sokaklar biraz daha kalabalık, hayat biraz daha derin akardı. Biz o kalabalığın içinde kaybolurken, aslında kendimizi bulurduk.”
Bu anlatım, sergideki eserlerin sadece mekânsal değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorgulama taşıdığını da gösteriyor.
Dönüşün şiiri: Bursa
Ancak serginin en çarpıcı yönlerinden biri, yolculuğun dönüş kısmında saklı. Çünkü bu hikâyede asıl anlam, varılan yerde değil; geri dönülen şehirde şekilleniyor.
Akşamüstü vapurlarında, günün yorgunluğuyla birlikte biriken duyguların renklere dönüştüğü anlar, serginin duygusal zirvesini oluşturuyor. Ve ardından Bursa…
Uludağ’ın gölgesinde ağırlaşan zaman, dinginleşen ruh hâli ve insanı kendine yaklaştıran o derin sessizlik… Arı’nın ifadeleriyle Bursa:
“Gösterişsiz ama derin, sessiz ama güçlü… Her dönüşte bizi sadece karşılamayan, bizi yeniden tamamlayan bir şehir…”
Bir yolculuktan daha fazlası
“İki Şehrin Işığında” sergisi, iki şehir arasında gidip gelen bir ulaşım hikâyesinden çok daha fazlasını anlatıyor. Bu sergi; aidiyetin, özlemin, dönüşün ve insanın kendini bulma çabasının renklerle yazılmış bir günlüğü gibi.
Harun Arı ve öğrencilerinin ortak üretimi olan eserler, bireysel deneyimlerin kolektif bir hafızaya dönüşebileceğini gösterirken; izleyiciyi de kendi yolculuklarını hatırlamaya davet ediyor.
5–15 Mayıs tarihleri arasında Fetih Müzesi’nde ziyaret edilebilecek sergi, sanatla hatıraların iç içe geçtiği, izleyicisini hem geçmişe hem de kendi iç dünyasına doğru bir yolculuğa çıkaracak.

HABERE YORUM EKLE