Kılıçdaroğlu, Özel'e yüklendi: Ahlaki meşruiyeti yok!
  • POLİTİKA
  • 30 Mayıs 2026 Cumartesi 17:26

CHP Genel Merkezi’nde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, 38. Kurultay sonrası ortaya çıkan iddialara dikkat çekerek isim vermeden Özgür Özel yönetimini hedef aldı. Kılıçdaroğlu, “Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkânsız hale gelir” dedi.

CHP’de mutlak butlan kararı sonrası Genel Merkez’de ilk kez partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında en sert mesajını 38. Kurultay sonrası oluşan yönetime verdi. İsim vermeden Özgür Özel yönetimini hedef alan Kılıçdaroğlu, kurultay sürecine ilişkin iddiaların yalnızca parti içi bir genel başkanlık tartışması olmadığını belirterek, meselenin CHP’nin “ahlaki meşruiyeti” olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vadetmesi de imkânsız hale gelir” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasındaki bu bölüm, doğrudan isim vermese de CHP’nin mevcut seçilmiş yönetimine yönelik en açık eleştirilerden biri olarak öne çıktı. 38. Kurultay’da yaşanan bayrak değişimini başlangıçta kabul ettiklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, daha sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar ve kamuoyunda oluşan kuşkular nedeniyle CHP’de iç demokrasinin sakatlandığını savundu.

CHP’de mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim tartışmaları bayramlaşma programlarına da yansıdı.

Kemal Kılıçdaroğlu, karar sonrası ilk kez CHP Genel Merkezi’nde partililere hitap ederken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de aynı saatlerde Ankara İl Başkanlığı önünde halkla bayramlaşması bekleniyor.

Kılıçdaroğlu, Genel Merkez’de yaptığı konuşmada, “Bu can bu tende kaldıkça hakkı, hukuku ve adaleti herkes için savunacağım” dedi.

“ADALET MEYDANINA, BABA OCAĞINA HOŞ GELDİNİZ”

Kılıçdaroğlu, konuşmasına partilileri selamlayarak başladı.

“Sevgili kardeşlerim, televizyonları başında bizi dinleyen yurttaşlarım, mücadelesi dağlar kadar büyük, yürekleri denizler kadar berrak yol arkadaşlarım, CHP’nin vefakâr kahramanları, kadın kolları, gençlik kolları, onurlu parti örgütümüz ve bu aziz vatanın asıl sahibi aziz sahipleri size sesleniyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Genel Merkez’i “halkın yuvası” olarak nitelendirerek, partililerle birlikte mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.

“BURASI HEPİMİZİN, HALKIN YUVASIDIR”

Kılıçdaroğlu, partililere bakarken yalnızca bir Genel Merkez görmediğini belirterek, Adalet Yürüyüşü’ne ve geçmiş mücadelelere atıf yaptı.

“Size bakarken sadece bir Genel Merkez görmüyorum, Adalet Yürüyüşü’nde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alınterini görüyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Hak, hukuk, adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “Sizlerle omuz omuza helalleşerek, kucaklaşarak beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin, halkın yuvasıdır” dedi.

“MESELE KİMİN GENEL BAŞKAN OLACAĞI DEĞİLDİR”

Konuşmasında CHP’de yaşanan kurultay tartışmasına değinen Kılıçdaroğlu, sürecin yalnızca parti içi bir genel başkanlık meselesi olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyoruz” dedi.

“Yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir; kimin genel başkan olacağı meselesi değildir” diyen Kılıçdaroğlu, tartışmanın Türkiye’de siyasetin hangi zeminde şekilleneceğiyle ilgili olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu, “Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir” ifadelerini kullandı.

“SERT KONUŞACAĞIM AMA KİNLE DEĞİL”

Kılıçdaroğlu, konuşmasında sert mesajlar vereceğini ancak bunu öfke ve kinle yapmayacağını belirtti.

“Bugün çok açık konuşacağım. Ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil. Gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden, kimseye haksızlık etmeden” diyen Kılıçdaroğlu, CHP geleneğinde intikam ve iftiranın olmadığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bizim kitabımızda intikam, iftira, kin yoktur; mertçe helalleşme, hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir” dedi.

“ARINMA TASFİYE DEĞİL, YENİDEN DOĞUŞTUR”

Kılıçdaroğlu, konuşmasında “arınma” vurgusu yaptı.

“Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma. Ama bu arınma, tasfiye değil; yeniden bir doğuştur” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin yaşadığı süreci parti içi yenilenme ve ahlaki hesaplaşma başlığıyla değerlendirdi.

38. KURULTAY MESAJI: “O GÜN BAŞIMIZIN ÜSTÜNE DEDİK”

Kılıçdaroğlu, 38. Kurultay’da bir bayrak değişimi yaşandığını hatırlatarak, o gün bu sonucu kabul ettiklerini söyledi.

“Biliyorsunuz, 38. Kurultay’da bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne dedik. CHP’de demokrasi esastır, dedik” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, daha sonra ortaya çıkan iddialar ve yargı sürecinin tabloyu değiştirdiğini savundu.

“BİR PARTİNİN İÇ DEMOKRASİSİ SAKATLANIRSA ÜLKENİN DEMOKRASİSİ DE SAKATLANIR”

Kılıçdaroğlu, kurultay sonrası ortaya çıkan iddiaların, yargıya taşınan dosyaların ve kamuoyundaki kuşkuların CHP açısından önemli bir tablo ortaya çıkardığını söyledi.

Kılıçdaroğlu, “Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa, ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır” dedi.

CHP’nin ahlaki meşruiyet sorunu yaşamaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkânsız hale gelir” ifadelerini kullandı.

“BİZ BU PARTİYİ MAHKEME SALONLARINDA İRADEMİZ ÇİĞNENSİN DİYE Mİ BÜYÜTTÜK?”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında CHP’nin tarihsel mücadelesine atıf yaparak, “Biz bu partiyi, mahkeme salonlarında irademiz çiğnensin diye mi büyüttük?” diye sordu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması devam ederken, CHP’de aynı gün Ankara’da iki ayrı bayramlaşma programının yapılması, mutlak butlan kararı sonrası partide oluşan çift başlı görüntüyü daha da belirgin hale getirdi.

"HESAP SORACAĞIM HESAP"

Kılıçdaroğlu, konuşmasında CHP’nin geçmiş dönemde yaşadığı tartışmalara değinerek, partiyi yıpratan süreçlerin sorumlularından hesap soracağını söyledi. Parti içi meşruiyetin ancak üyelerin iradesiyle sağlanabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. Ben değil, güvenli limanı siz inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru hukuki lideri ve başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz" dedi.

"ALNI AK BAŞI DİK BİR ADAM DURUYOR KARŞINIZDA"

Kendisine yönelik eleştirilere de cevap veren Kılıçdaroğlu, siyasi yaşamı boyunca yalnızca ülkeye ve millete hizmet ettiğini savundu. Herhangi bir terör örgütü ya da dış odakla bağlantısının bulunmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "FETÖ terör örgütü başta olmak üzere ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı olmamış alnı ak başı dik bir adam duruyor karşınızda" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu ayrıca, geçmişte savundukları “normalleşme” politikalarını eleştirenlere göndermede bulunarak, bazı çevrelerin kendilerine yönelik “hain” suçlamalarının karşılık bulmayacağını belirtti. Bu tür ithamların siyasi amaç taşıdığını savunan Kılıçdaroğlu, mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.

"BENİM BU MİLLETE ÖZÜR BORCUM VAR"

Kılıçdaroğlu konuşmasının devamında şunları söyledi:

"Şimdi müsaade edin ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşiniz, bu yaşlı adam sizinle tam bu noktadan sizinle tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete bir özür borcum var. Bu milletin kurtuşu, adaleti ve aydınlık geleceği için arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum.

Biz vatan dedikçe biz millet dedikçe kapalı kapılar ardından dış odaklardan medet uman, onlardan icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırlı ellerinizle helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum.

CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların Mustafa Kemal’in partisi mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde düşüremediğim izin sizlerden özür diliyorum.

Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve hak deryasından özür diliyorum. Size soruyorum değerli kardeşlerim; baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?

"BABA OCAĞIMIZ VATANDIR"

Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ'cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağında helaldir, temizdir, haktır ve halktır baba ocağı. Baba ocağımız vatandır. Biz baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haram lokma olmaz, her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır.

Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclis'in çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu bu lekeyi Gazi Meclis'imize ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil, siz karar vereceksiniz.

"Kapatma olursa yedek parti hazır" diyenler şunu çok iyi bilsinler: Cumhuriyet Halk Partisi devlete istikamet çizen bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir.

Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili... Hiçbir Cumhuriyet Halk Partili çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı "Ya istiklal ya ölüm!" diyenlerin partisidir.

"RÜŞVETÇİLERDEN ARINACAĞIZ"

Arınacağız. Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız. Önce Cumhuriyet Halk Partisi, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken, bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Çünkü bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artıklarıyla geçiniyor, işçimiz alın terinin karşılığını alamıyor, gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın; biz bu karanlığı yırtıp atacağız, yırtıp atacağız!

Buradan, bu tarihi meydandan; bu ülkeye demokrasiyi getirmek için omuz omuza yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun! Hepiniz aynı selamı gittiğiniz yerlerde söyleyin. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri, o demokrasi birliği bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye'nin asıl sahiplerine! Seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü bacılarımıza selam olsun!

Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarıma, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimize ve tüm emekçilere selam olsun!"

HABERE YORUM EKLE