Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’da iş dünyasıyla bir araya gelerek küresel ekonomideki gelişmeler, ihracat, enflasyon, büyüme ve reel sektöre yönelik destekler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa’daki temasları kapsamında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Müşterek Meslek Komiteleri ve Eylül Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı.
İş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelen Yılmaz, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerden Türkiye ekonomisinin görünümüne, ihracattan enflasyonla mücadeleye kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
“İSTİKRARINIZI KORUDUĞUNUZ SÜRECE DAHA AVANTAJLI HALE GELİYORSUNUZ”
Dünyada jeopolitik gerilimlerin, savaşların ve ekonomik rekabetin arttığı bir dönemden geçildiğini belirten Yılmaz, bu gelişmelerin enerji ve ulaşım maliyetlerinden finans sektörüne kadar birçok alanı etkilediğini söyledi.
Yılmaz, “İstikrarsızlığın arttığı bir dünyada istikrarınızı korumak en büyük mesele. Öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada öngörülebilirliğinizi korumak. Krizler artık istisna olmaktan çıktı, neredeyse kural haline geldi. Böyle bir ortamda istikrarınızı koruduğunuz sürece eskisinden daha avantajlı hale geliyorsunuz” dedi.
“405 MİLYAR DOLARLIK MAL VE HİZMET İHRACATIMIZ VAR”
Türkiye’nin ihracat performansına ilişkin rakamları da paylaşan Yılmaz, küresel ticaretteki zorlu koşullara rağmen ihracatın artmaya devam ettiğini belirtti.
Yılmaz, “Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aştı. Hizmet ihracatını da katarsanız bugün 125 milyar dolar hizmet ihracatı var Türkiye’nin. 280 milyar dolar mal ihracatı, 125 milyar dolar hizmet ihracatı. Topladığınızda 405 milyar dolara ulaşan bir mal ve hizmet ihracatımız var” diye konuştu.
İhracatın niteliğinin de yükseldiğini belirten Yılmaz, orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının 2024 yılında yüzde 40 seviyesindeyken 2026 yılında yüzde 44’e çıktığını söyledi.
“TEMEL MESELEMİZ ENFLASYON”
Türkiye ekonomisindeki temel gündemin enflasyon olduğunu belirten Yılmaz, enflasyonla mücadele programının sürdürüleceğini ifade etti.
Yılmaz, “Temel meselemiz ne? Enflasyon. Enflasyona yoğunlaşmış durumdayız. İnşallah enflasyondaki başarı çok daha istikrarlı, yüksek bir büyüme zeminini de oluşturacak. Bazen ‘Enflasyon mu, büyüme mi?’ diye tartışmalar yapılıyor. Orta vadeli bakarsanız bu anlamsız bir tartışma. İstikrar içinde büyüme, işin özü budur” dedi.
Yılmaz, son dönemde enflasyonda yataylaşma görüldüğünü belirterek, savaş kaynaklı etkilerin geçici olduğunu ve enflasyonla mücadele programının kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
“İMALATÇIMIZIN, İHRACATÇIMIZIN, REEL SEKTÖRÜMÜZÜN YANINDAYIZ”
Orta Vadeli Program kapsamında reel sektör ve imalat sanayine özel önem verdiklerini belirten Yılmaz, üretken kesimlerin desteklenmesine yönelik politikaların sürdürüleceğini açıkladı.
Yılmaz, “Genel finansal koşulları iyileştirme mücadelemizden, ana çerçevemizden vazgeçmeden selektif olarak, seçici olarak imalatçımızı, ihracatçımızı, KOBİ’lerimizi, esnafımızı, çiftçimizi, kısacası üretken kesimleri koruma gayreti içindeyiz. Ana politikamız budur” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, reeskont kredileri, YİTAK kredileri, 250 milyar liralık kredi paketi, döviz dönüşüm desteği ve istihdam başına sağlanan desteklerin de bu yaklaşımın parçaları olduğunu söyledi.
“BURSA’DA BİRAZ DAHA GAYRET OLMASI GEREKİYOR”
Bursa’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, özellikle sanayi alanları ile yaşam alanlarının birlikte planlanması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Ben Bursa’da bu noktada biraz daha gayret olması gerektiğine inanıyorum. Mesela TEKNOSAB var. Üretim alanlarıyla yaşam alanlarını orada buluşturmalıyız. Belki 50 bin, 100 binlik bir alan düşünmeliyiz. Sanayicimiz kendi çalışanına, emekçisine bu tür sosyal konut projeleriyle barınma imkanı sağlarsa hem çalışan memnuniyeti, aidiyeti artacaktır hem maliyetler düşecektir hem de enflasyonla mücadeleye katkıda bulunulacaktır” dedi.
“TÜRKİYE EKONOMİSİ GÜÇLÜ TEMELLER ÜZERİNDE YOLUNA DEVAM EDİYOR”
Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, bütçe açığı, cari açık, rezervler ve bankacılık sistemine ilişkin verileri de paylaştı.
Yılmaz, “Bütün bunlara baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Makroekonomik temellerimiz sağlam. Türkiye’nin ekonomik temelleri sağlam. Dönemsel sorunlar her zaman yaşanabilir” ifadelerini kullandı.
Büyümenin de devam ettiğini belirten Yılmaz, geçen yıl yüzde 3,6 büyüyen Türkiye ekonomisinin bu yıl için büyüme beklentisinin yüzde 3,3 olarak güncellendiğini söyledi.
“BURSA BÜYÜRSE TÜRKİYE BÜYÜR”
BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa iş dünyasının üretim, teknoloji, ihracat ve lojistik alanındaki çalışmalarına dikkat çekti.
Bursa’nın ekonomik gelişimine yönelik projelerin önemine vurgu yapan Burkay, “Bursa büyürse Türkiye büyür vizyonuyla hareket eden bu 16 makro projeyi 60’tan fazla dev esere taşımayı Rabbim bizlere nasip etti. Hayata geçirmiş olduğumuz her bir proje ülkemizin de kalkınma yolculuğunda çok önemli birer kilometre taşı oldu” dedi.
TEKNOSAB, BUTEKOM, Bursa Business School, GUHEM, BUTGEM ve diğer projelerle Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini belirten Burkay, “Bugün nitelikli üretim dediğimizde BUTEKOM, yüksek teknoloji üretim ve küresel ihracat dediğimizde TEKNOSAB, yaşam boyu eğitim modeli dediğimizde de Bursa Business School karşımıza çıkmakta” ifadelerini kullandı.
Bursa’nın lojistik kapasitesini artıracak yatırımların da önemine değinen Burkay, TEKNOSAB’da temeli atılan Hedef Lojistik Park projesinin yeni iş birlikleriyle büyütülmesini hedeflediklerini söyledi.
HABERE YORUM EKLE