Ağıralioğlu: Sırtlan gibi siyaset yapmıyoruz!
  • POLİTİKA
  • 18 Haziran 2026 Perşembe 23:09

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye Raporu’na ilişkin yaptığı yorumda, “Avrupa Parlamentosu’nun raporu ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil. Ciddiye almıyoruz…” yorumunda bulundu.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“AP raporu yayınlandı; rapor ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil” diyen Ağıralioğlu, “Kıbrıs ile ilgili dediklerini ciddiye almıyoruz. ‘İki devletli çözümden vazgeçilmesi gerekirmiş! Vazgeçmiyoruz kardeşim. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunu ciddiye almıyoruz, üstüne cümle kurmaya bile gerek görmüyoruz” dedi. Öğretmenlerin eylemlerinde yaşananlar için de “Eğer geleceğinizi emanet ediyorsanız, geleceğinizi yerlerde sürüklemeyeceksiniz; utanç verici bir şeydir. ‘Çocuklarımızı emanet ediyoruz’ dediğiniz öğretmenlerinizi öyle ters kelepçeyle yerlerde sürükleyerek götürmek ne demek yahu? Hiç mi rencide olmuyorsunuz bundan?” değerlendirmesiyle tepki gösterdi.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:

İZMİR’DEKİ COŞKU KARŞILIĞI TEYİD ETTİ…

“Geçen hafta sonu İzmir’deydik; Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda İzmir buluşması yaptık. Önemi nedir? Önemi şudur: Küçük beldelerde yapılan yerel seçimlerde Anahtar Parti’nin varlığının sandıklarda bulduğu karşılığın şaşkınlığa dönüştüğü bir değerlendirme haftası geçirdik. ‘Anahtar Parti anketlerde çıktığı kadar varmış’ dedirten, Anahtar Parti’nin varlığını, sahada yakaladığımız coşkuyu, her geçen gün milletin kalbinde bulduğumuz ümide dair kuvveti perçinlemiş oldu. İzmir bunun üstüne sosyolojik olarak Anahtar Parti’nin üzerine memleket umudunu bina edeceği merkeze çok uygun bir portre, çok uygun bir şehir, çok uygun bir yer olduğu için İzmir’deki coşku Anahtar Parti’nin her geçen gün millet sinesinde bulduğu karşılığın teyidi anlamında çok kıymetliydi.

BİZ ANAHTAR PARTİ’YİZ; SIRTLAN GİBİ SİYASET YAPMIYORUZ!..

‘Biz Anahtar Parti’yiz, sırtlan gibi siyaset yapmıyoruz’ dedik. ‘CHP dağılsın, bize bir şey düşsün’ diyecek insanlar değiliz; siyaset pratiğimize uygun değildir bizim. Biz kendi payımızı aslan gibi alırız. Milletin seçmenlerine, Türk milletinin tamamına sesleniriz; partilerin de akamete uğramasını, yekpareliklerine halel gelmesini, bölünmesini, parçalanmasını ve ‘bize de bir şey düşsün’ denmesini bekleyecekler değiliz. Cumhuriyet Halk Partisi yekpare olabilsin, inşallah kurultay sürecini sağlıklı atlatabilsin; demokrasimiz ve millet iradesi anlamında bir alternatif olabilsin.

Şimdilerde konuşuluyor, ekranlara biraz fazla düşmeye başladı Anahtar Parti değerlendirmeleri... Diyorlar ki: ‘Bir boşluk var, galiba bu boşluğu dolduruyor Anahtar Parti. ‘Evet, bir boşluk var. Biz şu anda bir boşluk dolduruyoruz; doldurduğumuz boşluk, memleketin bu kadar sorununa sebep olan şeydir. Anahtar Parti; memlekette bir boşluk dolduruyor. Memlekette bir yönetim boşluğu var, memleket yönetilemiyor; yönetim boşluğunu dolduracağız. Memlekette bir adalet boşluğu var; adalet boşluğunu dolduracağız. Memlekette bir eğitim boşluğu var; eğitim boşluğunu dolduracağız. Memleket yönetilemediği için bu boşluk oluyor; ne kadar boşluk varsa hepsini dolduracağız. Muhalefet boşluğu var; muhalefet bu kadar soruna rağmen iktidar olamıyor, muhalefet boşluğu var, onu dolduracağız. Boşlukları doldura doldura gelen Anahtar Parti’nin sesini bugün İzmir’den duyuyorsunuz, yarın Samsun’dan duyacaksınız, sonra Erzurum’dan duyacaksınız, sonra Batman’dan duyacaksınız; memleketin her karışında duyacaksınız. Anahtar Parti yükselişini devam ettirecek; önümüzdeki dönem Anahtar Parti; Türk milletinin, 86 milyonun umudunun öznesi haline gelecek. Partimiz parmak sallamaya gelmiyor, sarıp sarmalamaya geliyor; benden, senden demeye gelmiyor, ‘hepimiz beraberiz’ demeye geliyor, ‘biz aileyiz’ demeye geliyor. Göreceksiniz ki Anahtar Parti; bölgenin, yerin, coğrafyanın değil, Türk milletinin parçasıdır, 86 milyonun parçasıdır. Şırnak’ın da parçasıdır, Hakkâri’nin de parçasıdır, İzmir’in de parçasıdır, Artvin’in de parçasıdır, Rize’nin de parçasıdır, Yozgat’ın da parçasıdır, Tekirdağ’ın da parçasıdır; ortalama kalbi bu topraklara bağlı herkesin parçasıdır.

TÜRKİYE RAPORUNU CİDDİYE ALMIYORUZ…

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) raporu yayınlandı; rapor ciddiye alıp konuşabileceğim hiçbir şeye sahip değil, yani bildiğimiz lakırdılar. Ciddiye almıyoruz, hiçbir beyanatını ciddiye almıyoruz. Kıbrıs ile ilgili dediklerini ciddiye almıyoruz. ‘İki devletli çözümden vazgeçilmesi gerekirmiş! Vazgeçmiyoruz kardeşim. Tekrarlamaktan bıktık, sizinle mi uğraşacağız? Raporlarınızı bari biraz ciddi yazın; raporun üstüne konuşmak istemiyor insan okuyunca; ben bunun neyine konuşayım? dedim. 2 milyon 700 bin sığınmacı varmış, Türkiye’ye çok teşekkür ediyorlar, bu sığınmacılara biz bakıyormuşuz. Hükûmete konuşacağız, sebep olduğunuz şey bu. Avrupa’nın daha huzurlu daha konforlu yaşamasına katkı sağladığınız için ne alıyorsunuz bilmiyorum ama en azından size böyle diyorlar; ‘Bizim burada daha rahat yaşamamıza sebep olup, bu kadar bedel ödeyip kendi milletinizi huzursuz ettiğiniz için’ diyorlar herhalde size. Dolayısıyla bu, bizim hükûmetin stratejik olarak planlaması gereken, planlamadığı için de yükü Türk milletine kalan bir kusuru. Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raporu’nu ciddiye almıyoruz, üstüne cümle kurmaya bile gerek görmüyoruz.

ÖĞRETMENLERE YAPILANLAR UTANÇ VERİCİ…

Öğretmenler günlerdir eylem yapıyor... Bununla ilgili bir kere daha söyleyelim; öğretmenin atanmışı, ücretlisi, ücretsizi, sözleşmelisi olmaz; öğretmen öğretmendir. Bunu arkadaşlarımızın kafasına nasıl yerleştireceğiz ben bilmiyorum. Öğretmen öğretmendir. Öğretmenin öylesi böylesi olmaz. Öğretmen hayatınızın, geleceğinizin emanet edileceği tek merkezdir. Dolayısıyla öğretmenlerimizin statülerini tek statü haline getireceksiniz; standartlarını, hangi kutsal mesuliyeti taşıyorlarsa o mesuliyete uygun hale getireceksiniz; özlük haklarını, çalışma şartlarını... Eğer geleceğinizi emanet ediyorsanız, geleceğinizi yerlerde sürüklemeyeceksiniz; utanç verici bir şeydir. ‘Çocuklarımızı emanet ediyoruz’ dediğiniz öğretmenlerinizi öyle ters kelepçeyle yerlerde sürükleyerek götürmek ne demek yahu? Hiç mi rencide olmuyorsunuz bundan? 1500 öğretmenin bile hakkını koruyamayan devlet bize diyor ki: ‘Dünyada Türklerin hakkını koruyacağız, insanlığın hakkını koruyacağız. Bin 500 öğretmenin hakkını koruyamıyorsunuz! Bir de arzıendam ediyorsunuz ki biz dünya lideri olarak Türk milletinin hakkını, insanlığın hakkını, bölgenin hakkını koruyoruz diye... Ya bırakın, uzatmayın mevzuyu; mevzuyu çözün kardeşim!..

TATİL YAPMAK SİYASETİ AŞINDIRIR…

Anayasa çalışmaları dolayısıyla Meclis tatil edilmeyecek. Meclis tatil edilmeyecekse siyasette yazın tatil olmayacak demektir. Biz zaten tatil yapmayacaktık; bu da iyi oldu. Bu kadar sorunu olan memlekette siyasetin tatil yapması siyaseti aşındırır. Yani milletin geçim derdi var, hayat zorluğu var, çocuklarımızın hayatı kâbusa dönmüş; siyasetçiler de tatil yapmayıversinler.

İttifak arayışımız yoktur. Anahtar Parti’nin politik bir ittifak gündemi yok. Biz Anahtar Parti olarak şu anda kararsız seçmen gibi bir parantezde, birinci parti tarif edilen memnuniyetsizliğin kararı haline gelmeye çalışıyoruz. Hassasiyetimiz şu: Anahtar Parti, Türk siyasetinin yeni çekim merkezi olacak, o iddiayla yürüyoruz.”

HABERE YORUM EKLE