AK Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Sözcüsü Av. Emine Yavuz Gözgeç yaptığı basın açıklamasına, “Öncelikle bugün 26 Şubat. Ömrünü ülkesine ve milletine adayan, güçlü liderliği ve kararlı duruşuyla yolumuzu aydınlatan Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum gününü kutluyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüyecek daha çok yolumuz var. Rabbim, Sayın Cumhurbaşkanımıza hayırlı, sağlıklı, uzun ömür nasip etsin inşallah.” sözleriyle başladı.
Ardından 28 Şubat darbesini konu alan açıklamasında Gözgeç, 28 Şubatın tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünü belirterek,
“28 Şubat darbesiyle milletimizin inancı, değerleri, iradesi hedef alındı. Millet iradesine hiçbir zaman değer vermeyen vesayetçi anlayış ile milletin özgür iradesine, demokrasiye darbe yapıldı. Bir yandan sözde “irtica tehdidi” adıyla sanal korkular oluşturulurken, diğer yandan bankaların içi boşaltıldı. Hiçbir hukuki dayanağı olmayan, millet iradesi yerine ikame edilmek istenen Batı Çalışma Grubu ile adeta vatandaşlar tek tek fişlendi. Yargıya brifingler verildi.
Kudüs Gecesi bahane edilerek sokaklarda tanklar yürütüldü; “Demokrasiye balans ayarı yaptık.” dediler.
İmam Hatiplerin yolunu kesmek için getirilen katsayı uygulaması ile ülkemizin en önemli ihtiyacı olan meslek liselerinin önü kesildi.” dedi.
Özellikle başörtülü kadınların, inancını yaşamak isteyenlerin adeta yaşamdan kovulduğunu belirten Gözgeç;
“Sadece ve sadece başörtülü oldukları için kız çocukları okulların kapılarından kovuldu; başörtüsüne “çul” dediler, “sıkma baş” dediler, “örümcek kafalılar” dediler. Gencecik kız çocukları okul önlerinde tartaklandı, gözaltına alındı; ikna odalarında psikolojik şiddete maruz kaldılar.
Yıllarca emek verip devlete ve millete hizmet için çalışan öğretmen, doktor, hemşire ve birçok görevdeki kadın mesleklerinden atıldı. Başörtülü anneler, en kutsal vatani görevini yapması için askere gönderdiği oğlunun yemin törenini tel örgülerin ardından izlemek zorunda bırakıldı.” dedi.
Televizyonda 28 Şubat belgeselini izlerken, o sırada 13 yaşındaki oğlunun şaşkınlıkla “Gerçekten oldu mu böyle bir şey, hiç mi kimse bir şey yapmadı?” diye sorduğunu belirten Gözgeç; “Evet, hiç mi kimse bir şey yapmadı? Yaptı. Kız öğrenciler üniversite kapılarından kovulurken, bin bir emekle elde ettikleri mesleklerini kaybederken, maddi, manevi ve psikolojik şiddete uğrarken, travmalar yaşatılırken; yıkmadılar, yakmadılar. Yaşlı, genç, çocuk, kadın, erkek, açık, başörtülü, ülkemizin dört bir yanında “İnanca saygı, düşünceye özgürlük için el ele verdiler. Özgürlük için el ele verenler gözaltına alındı, Devlet Güvenlik Mahkemelerinde yargılandı.”
“Milletimizin onuruna, değerlerine saldırılırken, ülkemizin kaynakları sömürülürken “Beceremediniz, bırakın.”, “Gerekirse silah bile kullanırız.”, “Ya uy ya çekil!” manşetleri atıldı.
Sayın Cumhurbaşkanımızın, “En büyük dileğim; başı kapalı kızlarımız ile başı açık kızlarımızın el ele dolaştığı bir üniversite, bir ülkedir. Bunun için uğraşıyoruz, bunu çözmek en büyük özlemimdir.” sözleri, AK Parti’nin kapatılması davasında delil olarak gösterildi.
2008’de kız öğrencilerin eğitim hakkından faydalanması için anayasa değişikliği teklifi Meclis’te kabul edildi; ancak ertesi gün “411 el kaosa kalktı” manşetleri ile Meclisin aldığı karar, koşa koşa Anayasa Mahkemesine götürüldü.
O günkü CHP Genel Sekreteri, türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasının yaratacağı sıkıntılar, türban takanların takmayanlara karşı bir baskı oluşturacağı şeklinde trajikomik açıklamalarda bulundu.”
“CHP’den milletvekili olarak göreve gelen, ikna odalarının mimarı Nur Serter daha sonra da Mecliste “O zaman doğru yaptım, bugün de olsa yine yaparım.” diyebildi.” dedi.
28 Şubatta yaşananları unutmadıklarını belirten Milletvekili Gözgeç;
“Bugün kadın istihdamından, kız çocuklarının eğitiminden bahsedenlerin; kadınları eve hapsediyorsunuz diyenlerin, kız çocukları okulların kapısından kovulurken, meslekten atılırken bırakın ses çıkarmayı, yasaklar uygulansın diye verdikleri çabayı unutmadık, unutmayacağız.
Maalesef bugün de bazen 28 Şubatın kirli, nefret dolu kalıntılarına şahit oluyoruz.
Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Güneş Akgün’e yönelik nefret dili, tıpkı 28 Şubatın “Sen başörtülüsün; avukat, doktor, hâkim olamazsın, Meclis’e giremezsin, bizim takdir ettiğimiz işi yapabilirsin.” diyen zihniyetin aynısıdır.
Çok şükür ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen düzenlemeler ile bugün kadınlar, kıyafet ve inanç ayrımı yapılmaksızın eğitim hakkından özgürce yararlanabiliyor; mesleğini yapabiliyor. Teknolojide, ekonomide, tarımda üreten, ekonomiye değer katan, başarı hikâyeleri yazan kadınlar var. Bugün hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan kadın milletvekilleri var.
Kadınların siyasetten ekonomiye, hayatın her alanında özgürce var olmasının yolunu açan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.” dedi.
Konuşmasında Ramazan ayı kutlamalarına da değinen Gözgeç;
“Ramazan ayındayız. Ramazan’ın ruhunu, sevincini, huzurunu paylaşmanın mutluluğunu çocuklarımıza yaşatan, sevgi dili ile bizi biz yapan değerler ile bağlarımızı sağlamlaştıran Milli Eğitim Bakanlığımıza, Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’e şükranlarımı sunuyorum.
Ama maalesef çocuklarımızın Ramazan sevincini yaşamasından rahatsız olanlar var. Hayatın içinde olan Ramazan heyecanının, inancımızın, kültürümüzün, geleneklerimizin, değerlerimizin yaşanması kadar doğal ne olabilir?
Görüyoruz ki zaman zaman maskelerini taksalar da, zaman zaman helallik isteseler de; özgürlüklerden, demokrasiden yanaymış gibi, “mış” gibi yapsalar da; değerlerimize, hatta kendilerine o denli yabancılaşmış olmalılar ki çocuklarımıza Ramazan heyecanını, sevincini yaşatan Ramazan kutlamaları karşısında, eski alışkanlıkları, yasakçı zihniyetleri nüksedebiliyor.” dedi.
Gözgeç sözlerini,
“Ama artık Türkiye eski Türkiye değil. Ara sıra karanlık sayfalardan çıkmaya çalışan, beyinleri de kalpleri de kararmış, kendi medeniyetine, değerine, kendisine yabancılaşmış zihniyetlere yer yok. Darbelerle, vesayetlerle, toplum mühendisliği ile netice alma devri kapanmıştır.
Sayın Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, AK Parti olarak kurulduğumuz günden bu yana mücadelemiz, millet iradesini egemen kılma mücadelesidir. Devlet-millet el ele, kadim medeniyetimizden aldığımız güçle, daha güçlü Türkiye’yi kadın-erkek omuz omuza inşa etmekte kararlıyız.” diyerek tamamladı.
HABERE YORUM EKLE