Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu 7. Olağanüstü Genel Kurulu'nda konuştu. Erdoğan, "Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim edecekler. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu’nun 7. Olağanüstü Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sanayiden savunmaya, ekonomiden teknolojiye kadar birçok alanda önemli bir ivme yakaladığını söyledi. “Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdık, fitne duvarlarını yıktık” ifadelerini kullanan Erdoğan, fabrikası olmadığı yönünde eleştirilen TOGG’un bugün Avrupa yollarında yer aldığını, savunma sanayisinde geliştirilen yerli ve milli ürünlerin ise dünyanın dört bir yanında ilgi gördüğünü belirtti.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, Türkiye’nin kriz ve kaos beklentisi içinde olan çevrelerin söylemlerine rağmen yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. “Yıllardır Türkiye’nin krize girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin” diyen Erdoğan, "Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor." şeklinde konuştu.
"TÜRKİYE'Yİ HER ALANDA ŞAHA KALDIRDIK"
Üstat Necip Fazıl'ın 1940'lı yıllarda kaleme aldığı bir yazısında "şöyle bir gelecek nizamı tasavvur" ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"100 yıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz yaşayan bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam. 'İstersen bunları tenekeden yap ama kendin yap' diyecek bir nizam. Evet, uzun yıllar münevverlerimizin hayali buydu. Sadece fikir ve sanat erbabımız değil, siyasetçilerimiz, yöneticilerimiz de işte böyle bir Türkiye'nin hayalini kuruyordu. Toplu iğne dahi olsa, tenekeden dahi olsa kendisi yapan, kendisi üreten bir Türkiye. Ekonomide de kendisine biçilen rolleri kabul etmeyen, tam tersine bunlara meydan okuyan bir Türkiye. Sanayide, ticarette, savunmada kendi göbeğini kendisi kesen güçlü bir Türkiye. Tek parti döneminin zorlukları içinde satırlara dökülen bu tahayyülü bugün hamdolsun fazlasıyla gerçeğe dönüştürmeyi başardık. Son çeyrek asırda Rabbimizin yardımı, milletimizin desteği, iş dünyamızın da takdire şayan gayretleriyle Türkiye'yi her alanda şaha kaldırdık."
Cam tavanları kırdıklarını, fitne duvarlarını yıktıklarını vurgulayan Erdoğan, önlerine çıkartılan ne kadar engel varsa milletle birlikte yürek yüreğe vererek bunların hepsini aştıklarını kaydetti.
Erdoğan, demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar akıllara gelebilecek her başlıkta Türkiye'ye tarihinin en büyük başarılarını tattırdıklarını ifade etti.
"TOGG, AVRUPA'DAKİ YOLLARI DA SÜSLÜYOR"
"Fakat sonunda bize inanan, bize güvenen, istikbalini tam bir gönül huzuru içinde bizlere emanet eden milletimize mahcup olmamak için ne gerekiyorsa yaptık. Şunu bugün bir kez daha gururla ifade etmek isterim. Birileri halen hazmetmekte zorlansa da artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bunları dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeği var. Büyüme ve ihracat rakamlarında rekorlar kıran bir Türkiye gerçeği var. Mevcut pazarlara yenilerini ekleyen, küresel konumunu günden güne perçinleyen bir Türkiye gerçeği var. 'Fabrikası yok' dedikleri milli elektrikli aracımız Togg, ülkemizin yanı sıra artık Avrupa'daki yolları da süslüyor. 'Balıklar ürküyor' iddiasıyla karşı çıktıkları mühendislik harikası savunma ürünlerimiz dünyanın dört bir yanında büyük rağbet görüyor. Uçaklarımız, helikopterlerimiz, İHA ve SİHA'larımız, deniz platformlarımız ve daha nicesi deyim yerindeyse siparişlere yetişemiyor."
İş insanlarının, firmaların, yatırımcıların ülkenin ticaret hacminin artmasında, ticaret diplomasisinin gelişmesinde önemli roller üstlendiğine dikkati çeken Erdoğan, her alanda büyük bir atılım içinde olduklarını vurguladı.
Erdoğan, Üstat Necip Fazıl'ın 80 yıl önce özlemini dile getirdiği ideallerin de ötesine geçen bir Türkiye'ye doğru emin adımlarla ilerlediklerini, hatta koştuklarını söyledi.
"Bunu da öyle birilerinin ihsanıyla değil, önümüze çıkartılan engellere, ekonomimizi ve sanayimizi hedef alan kısıtlamalara rağmen başarıyoruz." diyen Erdoğan, bunları gururla, mutlulukla, kıvançla söylerken burada asla hamaset yapmadıklarının bilinmesini istediğini kaydetti.
Erdoğan, "Hayal satmak, göz boyamak bizim siyasetimizde yeri olmayan bir tavırdır. Bizim buna zaten ihtiyacımız da yok. Çünkü biz, 23 yılını şanla, şerefle tamamladığımız iktidarlarımız boyunca hep eserlerimizle, icraatlarımızla, projelerimizle konuştuk." diye konuştu.
Tüm karalama kampanyalarına karşın Türkiye ekonomisinin geçen senenin 3. çeyreğinde yüzde 3,7 büyüdüğünü anımsatan Erdoğan, "Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı, gümrük tarifeleri üzerinden yürütülen ticaret savaşlarının tırmandığı, yakın çevremizde ve dünyada gerilimlerin hakim olduğu bir dönemde tam 21 çeyrek boyunca kesintisiz büyümeyi başardık. Bu oranla Türkiye OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen 3. ekonomi oldu." diye konuştu.
"MAL İHRACATINDA CUMHURİYET TARİHİNİN REKORUNU KIRDIK"
Erdoğan, 2025 yılının 3. çeyreğinde ekonomiyi 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkartarak yeni bir rekora daha imza attıklarını söyledi.
Geçen yıl 273,4 milyar dolarlık mal ihracatıyla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Aynı dönemde hizmet ihracatımız 123,1 milyar doların üzerine çıktı. 2025'teki toplam mal ve hizmet ihracatımızı 396,5 milyar dolara ulaştırdık. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta devrim yaptık. 2002'de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatımızı 2025'te tam 40 kat artırarak 10 milyar 554 milyon dolara yükselttik. Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil, istihdamda da hamdolsun oldukça iyi bir yerdeyiz. İşsizlik oranımız 31 aydır tek hanede seyrediyor. Sanayicilerimizin, üreticilerimizin, tarım, turizm, hizmet sektörümüzün şu an bizden temel beklentisi, yetişmiş eleman ihtiyaçlarının karşılanması. Geçtiğimiz haftalarda açıkladığımız Gençliğin Üretim Çağı Programıyla burada önemli bir açılım sağlıyoruz. GÜÇ adını verdiğimiz bu programla inşallah hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki kopukluğu giderecek hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencimizi iş hayatına doğrudan dahil edeceğiz. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektörümüzü de rahatlatacak yeni destekler sağlayacağız. Bizim prensibimiz şudur; üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız. Türkiye'ye katma değer üreten, Türk ekonomisine katkı sunan kim olursa olsun hükümetimizin tam desteğine sahip."
Erdoğan, yatırım taahhütlü avans kredisi programının büyüklüğünü 500 milyar liraya çıkardıklarını, yüksek teknolojili üretim hedefleyenler için HİT 30 Programını devreye aldıklarını aktardı.
İhracatçıların günlük reeskont kredi limitini 4,5 milyar liraya yükselttiklerini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
İhracatçılarımıza 2025 yılında 1 trilyon liranın üzerinde reeskont kredisi kullandırdık. KOBİ'lerimiz için Hazine destekli kefalet paketlerini hayata geçirdik. Çiftçilerimizin kredi maliyetlerinin yüzde 70'ini, esnafımızın kredi maliyetinin yarısını bütçeden karşıladık. İşverenlere sağladığımız asgari ücret desteğimizi 1270 liraya çıkardık. İstihdamını koruyan KOBİ'lerimize, çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği 3 bin 500 liraya yükselttik. Bu programa büyük ölçekli firmalarımızı da dahil ettik. İhracatçılarımıza bu sene 45 milyar lira hibe desteği vereceğiz. Hasılı, kimseyi ayırmadan, dışlamadan, ekonominin paydaşları arasında ayrım yapmadan herkese gereken desteği verdik."
"ENFLASYON VE HAYAT PAHALILIĞINDA GÜZEL SONUÇLAR ALIYORUZ"
Erdoğan, bir dönem en büyük baş ağrısı olan enflasyon ve hayat pahalılığında da güzel sonuçlar aldıklarını gördüklerini dile getirdi.
Geçen yılı yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattıklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"İnşallah bu sene çok daha düşük oranları yakalayacağız. Enflasyonla mücadeleyi tek bir araçla değil birbiriyle uyumlu ve birbirini tamamlayan kapsamlı politika adımlarıyla yönetiyoruz. Attığımız adımların etkisi, mutfağa, pazara, kiraya daha fazla yansıyacak, vatandaşlarımız hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedecekler. İnşallah biraz daha rahatlayacaklar. Yine bu süreçte en büyük başarımız deprem konutlarının inşasıdır. 'Yapamazsınız' diyenleri burada da hayal kırıklığına uğrattık. Allah'a hamdolsun, 455 binden fazla konutun kurasını çekip, anahtarını hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Böylece, milletimize verdiğimiz bir sözümüzü daha tutmanın bahtiyarlığını yaşadık."
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Artan ticaret savaşları, artan belirsizlikler, her gün bir yenisi patlak veren krizler sizi umutsuzluğa kesinlikle sürüklemesin. Özellikle Godot'yu bekler gibi yıllardır Türkiye'nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik olarak sıkıntıya girmesini bekleyen mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin. Allah'ın izniyle Türkiye bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacak. Hatta Türkiye, bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacak. Yeniden şekillenen dünya düzeninde kutup başlarından birisi inşallah Türkiye'miz olacak."
"YAVAŞ YAVAŞ DÜNYA BİZİM DEDİĞİMİZE GELİYOR"
"Suriye'de olduğu gibi fedakarlıklarımızın, emeklerimizin, tarihin ve vicdanın doğru tarafında durmanın semeresini toplayacağımız farklı bir döneme giriyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Nasıl 13,5 yıl boyunca bizi eleştirenler, sırf ülkemize sığınan muhacirlere ensarlık yaptığımız için bizi topa tutanlar şimdi bize hak veriyorsa, emin olun aynısı yarın başka alanlarda da yaşanacak. Bugün bizi sırf anlamadıkları için acımasızca eleştirenler, yarın büyük bir mahcubiyet içinde hakkımızı teslim etmek zorunda kalacaklar. Ülkemiz, milletimiz ve gençlerimiz için verdiğimiz çok boyutlu mücadelenin değeri gelecekte daha iyi anlaşılacak, daha net görülecek. Yavaş yavaş dünya bizim dediğimize doğru geliyor. Bizim küresel siyasete dair yıllardır yaptığımız eleştirilerin haklılığı bugün ortaya çıkıyor. Davos'ta yapılan tartışmaları inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Doğruları cesaretle haykırdığımız için yıllardır bize demediklerini bırakmayanlar, şimdi bakıyorsunuz, bizimle aynı cümleleri kuruyor. Küresel adaletsizliklerden, küresel sistemin çarpıklıklarından bahsediyor."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, birilerinin umutsuzluk yaymaya çalışabileceğine ve felaket tellallarının 23 yıldır yaptıkları gibi yine karamsar tablolar çizebileceğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bunların hiçbirine aldırmayacağız. Ekonomik tetikçilerin öngörü diye pazarladıkları karanlık senaryolarına prim vermeyeceğiz. Şundan buradaki tüm kardeşlerim emin olsun. Türkiye'nin yolu da bahtı da hamdolsun açıktır. Önümüzde yeni kapılar aralanacak. Karşımıza yeni fırsatlar çıkacak. Tahminlerimizin de ötesinde imkanlar belirecek. Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüz inşallah daha da hızlanacak. Destanlarımızın ezberden okunacağı, zafer marşlarımızın tüm dünyada yankılanacağı, başarılarımızı dost düşman herkesin konuşacağı, sonunda büyük ve güçlü Türkiye'nin olduğu yepyeni bir yolculuktayız. İnşallah bu yolu da son 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte alacağız. Bugün hayal gibi görünen nice hedefe yine hep beraber ulaşacağız. Biz buna yürekten inanıyor, iş dünyamız ve aziz milletimize güveniyoruz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun."
HABERE YORUM EKLE